Süper model, sunucu ve yazar Tülin Şahin, 18. kitabı "Diyet Yapmıyoruz" lansmanı ve imza günü kapsamında İstinyePark'taki D&R mağazasında okurlarıyla ve sporseverlerle bir araya geldi. İş, sanat, cemiyet ve tıp dünyasından isimlerin katıldığı söyleşide Şahin; kısıtlayıcı diyetlerin zararlarından Akdeniz tipi beslenmeye, kişisel kilo verme sürecinden "longevity" (uzun ve kaliteli yaşam) felsefesine kadar dikkat çeken görüşlerini ve tecrübelerini aktardı.

"Trend Diyetler Geçicidir, Temel Prensipler Kalıcıdır"

Görsel ve yazılı medyada sıkça yer alan popüler diyet akımlarını değerlendiren Tülin Şahin, zihnin sürekli yeni moda beslenme modellerine yöneldiğini ancak bunların kalıcı çözümler sunmadığını savundu. Şahin, kendi beslenme anlayışını şu sözlerle ifade etti:

"Sürekli yeni trendler sunuluyor ve herkesin kafası çok karışık. Ancak matematik aslında çok basit: Yediğinizden daha fazlasını hareket ederek yakmak. Bedenimiz son derece akıllı bir mekanizma; kendisini 21 günde yenileyip filtreleyebiliyor. Fakat biz kısıtlamalarla, sert kurallarla bedenimize sürekli aşırı yükleme yapıyoruz ve onu yorıyoruz. Ben diyet yapmıyorum, özümüze dönmeyi ve bedenimizi dinlemeyi savunuyorum."

30 Kilo Alma ve Verme Süreci: "Mucize Yok, Zaman Var"

Kariyerinin ilk yıllarında yaşadığı fiziksel değişimi samimiyetle paylaşan ünlü model, Danimarka’dan Türkiye’ye ilk geldiği dönemde hareketsiz yaşam nedeniyle 48 kilodan 80 kiloya çıktığını hatırlattı. Bu süreçte aldığı 30 kiloyu şok diyetlerle değil, zaman içinde ve günlük hareket potansiyelini artırarak verdiğini belirten Şahin, şu ifadeleri kullandı:

  • Hareketin Gücü: "30 kiloyu tamamen hareketsizlikten aldım; yediğimi yakamıyordum. Ancak o kiloları geri verirken bedenime uzun bir süre tanıdım ki bir daha geri gelmesinler."
  • Ulaşılabilir Spor: "Spor yapmak ya da sağlıklı yaşamak için büyük bütçelere, karmaşık salonlara ihtiyaç yok. Sahiller, parklar, sokaklar hepimizin. Günlük bir saatlik düzenli yürüyüş bile mucizeler yaratmaya yeterlidir."

Akdeniz Tipi Beslenme ve Yasaksız Mutfak

Son yıllarda popülerleşen 'Longevity' (uzun ve kaliteli yaşam) kavramını 22 yaşından beri sezgisel olarak benimsediğini dile getiren Tülin Şahin, ithal ve gıda trendleri yerine coğrafyamıza uygun, yerel beslenmenin önemine dikkat çekti.

Şahin’e göre, Akdeniz beslenme kültüründe gıdalara "iyi" veya "kötü" etiketi yapıştırmak doğru değil. Yiyeceklere yüklenen suçluluk duygusunun stres hormonlarını tetikleyerek vücutta yağ depolanmasına yol açabileceğini iddia eden ünlü model, beslenmedeki psikolojik denge hakkında şunları söyledi:

"Bir gün pide veya çikolata yediniz diye dünyanın en sağlıksız insanı olmazsınız; tıpkı ertesi gün salata yediğinde dünyayı kurtarmadığınız gibi. Önemli olan genel dengeyi korumak ve israf etmemektir."

Kendi mutfağında hamur işi, içli köfte ve tatlı gibi yiyecekleri yasaklamadığını ifade eden Şahin; gizli kaçamaklar yapmak yerine her şeyi ölçülü tükettiğini, gün içindeki tempolu ev işleri ve yürüyüşlerle bu enerjiyi dengede tuttuğunu belirtti.


(Bu içerik bir basın bültenidir.)